Bayramlar ve Otizmli Hayatlar…

İLK TEŞHİS ,İLK ŞOK !!!!!!!Bloğumuzun bu köşesinde siz ailelerden gelen yazıları, duyguları paylaşacağız demiştim. Umarım tüm aileler Zehra Puyan hanımefendi gibi katılımcı olur. Hepinizin geçmiş bayramını kutluyor,mutluluklar diliyorum…

Bayramlar ve Otizmli Hayatlar…

Otizm gerçeğimizle,bir bayram daha gördük…

Kırık,yaralı gönlümüzle birlikte yakınlarımız ve tanıdıklarımızla bir araya gelmeye çalıştık…

Biz de otizm ile tanışmamış insanlar gibi zor da olsa temizliğimizi, bayram alışverişimizi yaptık, bayram şekerimizi, tatlılarımızı aldık. İçimiz buruk da olsa bu tatlı telaşı yaşadık,sofralar kurduk,ağırlandık ağırladık…

Neşelendik, çoktandır görmediğimiz sevdiklerimizi gördük, güldük söyledik ama hep kırık, hep endişeli…

Otizmli bir evlat sahibi olarak,ülkemde yaşamanın çok zor olduğunu, herkesten farklı yalnızlığımızı, kalabalığın içinde ama ıssızda yaşadığımızı daha çok hissettğiğmiz günlerdir bayram günleri bizim için…

Otizmli yavrularımız,küçükken,sempatik gelebiliyor insanlara ama,benim evladım gibi on yedi yaşında olunca,insanlar tedirgin oluyor. Kendilerini ya da çocuklarını koruma iç güdüsüyle yaklaşamıyor, bizim varlığımız huzursuzluk yaratıyor yakın ya da uzak çevremizde. Bu gizli, üstü kapalı duygular, aslında hak verdiğimiz yanları olsa da bizim için yıpratıcı oluyor.

Otizmli çocuğu olan, hele de benim çocuğum gibi ağır otizmli  çocuğu olan bizim gibi insanlar, her şeyi olduğu gibi bayramı da buruk yaşıyorlar…

Bir dahaki bayramda ben olacak mıyım,çocuğum ne olacak? Değil bayram,yaşadığı hiç bir şeyi anlamlandıramayan evladım,ben olmadığım zaman nasıl yaşayacak?

Ülkemde ben ve benim gibi insanlar, bu sorulara cevap buluncaya kadar,rahat uykular,huzurlu bayramlar göremeyeceğiz. Yaramız daha da kanayacak, güleceğiz belki ama aslında ağlayarak, bir an bile unutmadan, aklımızdan hiç çıkmadan, rahatsızlık duyduğumuz, korktuğumuz bu endişe hali tepemizde dönüp duracak…

Benden sonra sevgi görecek mi, incitilecek mi gibi düşüncelere hiç girmiyorum bile. Çünkü henüz başlarını sokacak bir oluşum bile yok gibi… Yaşarken, evlat acısını çeken bizler için içimizi rahatlatacak bir şeyler yapılmadıkça, atılan adımların altı doldurulmadıkça, her otizmli birey, devlet tarafından belgelenip koruma altına alınmadıkça bize yaşamak haram ve huzur bulmamızdan söz edilemez, rahat yüzü göremeyiz.

Bizler,çocuklarımızı, ne yabancı ellere ne de varsa diğer kardeşlere bırakmak istemiyoruz.Bu dert büyük, meşakkatli, hayatını adamanı gerektiren bir durum. Kardeşlerin de bir hayatı olacak, okulu, işi kariyeri, ailesi…Bir otizmli ile bunları gerçekleştirmeleri neredeyse imkansız…

Biz,hem otizmli hem de diğer evladımızı düşünerek kahroluyoruz ve haykırıyoruz,”Otizmli evlatlarımıza sahip çıkın,ey devlet büyükleri”

Zehra Puyan

1 Comment

  1. Otizm ile yatıp otizm ile kalkıyoruz,yalnızca bizim derdimiz sayılır,sırf bizim sorumluluğumuza bırakılırsa halimiz haraptır ,harap olmaya devam edecektir.Çok yıpratıcı olan bu olgu,yaş ilerledikçe,daha da yıpratıcı oluyor,Otizmlinin yanında olan her birey psikolojik olarak etkileniyor ve ruh sağlığı zarar görüyor,bir otizmliye sahip çıkmak,onun ebeveynlerini,kardeşlerini ve yakınlarını rahatlatmak,sağlıklarını korumak demektir,bu çok ciddi bir yardım,gerekli bir sorumluluktur.Otizm kişilerin baş edeceği bir durum değildir,organize ve örgütlü çalışma gerekir.Bebeklikten başlayan,sağlık,eğitim,sosyal yaşam,bakım,koruma,olabileceklere iş imkanı…Bu,ancak devlet eliyle yapılabilir.Alt yapı kurulur,sistem oturtulursa,otizmli birey,hayata kazandırılırsa,çok büyük sıkıntılar atlatılabilir…Derdimize deva olunması dileği ile…sevgiler.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*