Her çocuk farklı, Otizmliler de…

puzzleHer çocuk farklı diyoruz.

Peki neden bu cümleyi sarfederiz ?

Elbette her çocuk ailesinden genetik aktarım yolu ile bazı öğretilere hazır doğabilir. Herkesin genetik kodları, aileden aldığı terbiye, zihinsel faaliyetleri, yaşadığı çevre, eğitim hayatında karşılaştığı etkenler farklı farklı… Bunları hepimiz az çok biliyoruz.

Otizmli çocuklarımız için de bunlar geçerli, ama azıcık farkla…
Başını duvarlara vuran, annesinin sarılıp koklamasına, dokunmasına bile izin vermeyen, tahammül edemeyen, ağır bir otizm tablosu varmış gibi bir görünen çocuktan bazen asperger sendromlu veya dahi bir çocuk çıkabildiği gibi otizmin zorluklarını iliklerine kadar yaşayan, yaşatan bir çocuk da çıkabilir.

Başlangıçta hafif otizmli olarak gördüğümüz çocuğun pek gelişme göstermeyip, zaman içinde hepten içine kapandığını izlemek de mümkündür otizm dünyasında…

Bu iki farklı tablo ile neden karşılaşırız? Bu konuda eminim bir çok uzmanın farklı görüşleri olacaktır. 11 yıla yaklaşan otizm dünyası serüvenimde binlerce çocuk ve aile, farklı hayatlar, tecrübeler görme şansım oldu;
Çalışmadan, araştırmadan doğru yaklaşım nedir bilemeyeceğimiz ,bulamayacağımız gibi kabul etmemiz gereken bir gerçeklik de her çocuğun farklı olduğudur….
Yurt dışında janjanlı ve pazarlamaya yönelik güzel isimler altında pazarlanan, ülkemizde de kendine yer bulan pek çok eğitim ve terapi yöntemleri var. Bana kalırsa bunların toplamının türkçesi kısaca; bilişsel ve bedensel eğitim faaliyetleridir.

Hep eğitim haklarımız artırılsın, spor aktiviteleri ile entegre sistemler kurulsun istiyoruz. Neden diye düşündünüz mü hiç?

Ben “İşleyen demir pas tutmaz ”misali diyeyim siz anlayın….

Pek çok aile, tüm maddi olanaklarını kullanarak, o spor klubü senin bu özel eğitim kurumu benim koşturmakta. Hepsi de, çocuklarının normal varsaydığımız insanların dünyasına uyum sağlamasını kolaylaştırma, gelecekte ayaklarının üstünde tek başına varlık gösterebilmesini sağlayabilme adına…

Kimisi, doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlarla karşılaştığı, parası yettiği, çocuğunun da bunlara hazır olduğu oranda çok adımlar atmış, normaller dünyasında kendilerine bir yer açmıştır.

Kimisi de, ne kadar çabalasa, doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlarla olsa da istediği sonuca ulaşamamıştır.

İşte bu noktada durup düşünmek gerekli…

Neden?

Sadece bilişsel ve bedensel eğitim faaliyetleri de yetmez bazen. İşte o zaman vücutta yolunda gitmeyen şeyler olabileceğini de akılda tutmak gerekir.

Siz her imkanı verirsiniz ama vücut buna uymaz. Çünki öğrenme, davranış ve benzeri özellikler, vücut kimyamızın elindedirler. Eğer dikkat ve öğrenmeden sorumlu kimyasallarınız yetersiz ya da fazla salgılanıyorsa, çocuk bir kerede öğreneceği bir bilgiyi 50 kere tekrarlasanız da öğrenemeyebilir.

Davranışlarını kontrol etmesini sağlamak ,tekrarlayıcı davranışlarını kontrol altına almak için gereken tüm eğitimleri gerçekleştirseniz de içinde volkan gibi köpüren kimyasallar onun streotip davranışlarının önünü kesmez, kesemez çoğu kez…

İşte bu nedenle adı ne olursa olsun çocuğumuz için doğru yöntemde eğitsel faaliyetleri uygulamalıyız ama vücudunda yolunda gitmeyen şeyler var mı diye bakmayı da ihmal etmemeliyiz.

“ Neden böyle, önlem alabilir miyim, ya da neler yapabilirim? “ gibi sorularla birlikte eğitim, terapi ve tedavi seçeneklerini uygulamalıyız. Ancak iş burada da bitmiyor.

Unutmamız gereken:

Otizmin tedavisinde tek doğru sistem yoksa da

tek doğru duruş vardır.

TUTARLI OLMAK ….

Sevgi, başarı ve mutluluk hep yanımızda olsun…

Serpilgül Vural

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*