Homeopatik Tedavi Nedir?


Homeopati insan vücudunun kendi kendini iyileştirmesini esas alan bir tedavi sistemidir.

Hastanın bozulan doğal dengesi tekrar eski haline getirilerek hastalığı değil  hastayı tedavi etme üzerine kurulmuştur .

İnsan organizması vücut, akıl ve ruhtan oluşur. Ruh kısmının içerdikleri içinde “Yaşam Gücü” bulunmaktadır.

Sağlıklı durumda, organizmanın hislerini ve fonksiyonlarını sürdüren yaşam gücüdür. Fakat zararlı etkenler nedeni ile dengesinin bozulması sonucu, anormal hisler ve fonksiyonlar ortaya çıkar. Bu durum maddesel bedende semptomlar grubu olarak kendini gösterir ki buna hastalık diyoruz. Hastalık vücudun belli bir yerini tutmaz, tüm vücudu ilgilendirir.

Herhangi bir tedavinin uygulanabilmesi için vücudun tedaviye yanıt gücünün yeterli olması gerekmektedir. Bu durum homeopatik tedavi için de geçerlidir.

Homeopatik dinamizasyon doğada sabit halde var olan tedavi gücünün harekete geçirilmesi durumudur.

Kişinin vücut direncinin artması ve iyileştirme gücünün harekete geçmesinden dolayı bir çok durum karşısında kişi daha dirençli olmaktadır. Homeopati hastalığı tedavi etmek yerine vücudu sağlıklı hale getirmek prensibinden hareket eder.

Tedavi bir bütündür ve  bedenin dengeye ulaşması için bedenin zarar gördüğü bulgularla ispatlanmış  gıda ve alışkanlıklardan da uzaklaşılmalıdır.
Homeopatik ilaçlar esas olarak çok küçük şeker süngerlerine emdirilmiş halde uygulanırlar.Bazı durumlarda bu şeker süngerlerini suda eriterek vermekte mümkündür. Uygulamaların hemen tamamı ağız yoluyla olduğundan çok kolaydır. Kullanılan şeker süngerleri süt şekerinden elde edilirler ve miktar olarak da çok küçükdürler.

Kronik hastalıklara bakıldığında; kabızlık, reflü, mide ülseri, allerjiler, astım, migren, çarpıntı, fibromiyaljiler (halk arasında kulunç olarak bilinir), boyun ve bel ağrıları, vertigo (kronik baş dönmesi), kulak çınlamaları, gibi sık rastlanan hastalıklardan, psikolojik kökenli olanlarına kadar (depresyon, panik atak, korkular vs.) her durum için kullanılabilmektedir. Ancak bazı hastalıklar karşısında dikkatli olunmalıdır. Hipertansiyon, diabetus mellitus (şeker hastalığı) gibi yerleşmiş kronik hastalıklarda kulanımı oldukça sınırlıdır. Kanser tedavisinde ise homeopatinin tek başına tedavi edici olmadığı bilinmelidir. Ancak kanser hastalıklarında, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerinde ya da kansere bağlı ek bulgularda (düşkünlük, bitkinlik, ağrılar vs.) yararlı olabilmektedir.

Otizm de ise çocuğun sindirim sistemi hastalıklarının ve bazı metobolik dengesizliklerin giderilmesinde yeri vardır.Otizmin semptomlarının azaltılmasında katkı sağlanan  vakalar bulunmaktadır. Ucuz olduğu için özellikle yurt dışında otizmde  kullanımı  oldukça yaygındır.
Her hasta ayrıdır felsefesinden yola çıkarak her vaka  için ayrıntılı değerlendirme yapmak gereklidir.Kullanılan  preparatların her çocuğun kendisine  özel olarak hazırlanması ideal olanıdır.
İnternete baktığımız zaman hazır ürünlerin özellikle yurt dışında online satışları gözlenmektedir. Bu durumun homeopatinin ana prensibine aykırı olduğunu düşünmekteyim.
Aytıntılı bilgi için:

http://www.otizmdunyasi.com/otizmhomeopati.html

 
 

http://www.otizmdunyasi.com/otizmhomeopati.html

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*