Ana sayfa Çevre & Doğa

Fındık Üretimi ve Fındık fiyatları

Fındık Üretimi ve Fındık fiyatları

Üretmeliyiz düşüncesine sadık kalarak, yıllar  önce küçük bir fındık bahçesi aldım. Bahçe gibi üzerinde ekili olan fındıklar da çok küçüktü. Zamanla biraz da bakım yapmanın etkisi ile fındıklar büyüdü. Bu arada fındık ağacının yıllık bakımlarının yapılmasının zorunluluğunu ve zorluğunu da görmüş oldum. Ortalama en az 6-7 ağaççıktan oluşan bir fındık ocağı, her yıl en az bir kere temizlenmesi gereken sürekli eşkin denilen yeni sürgünler verir. Bunlar dipten kesilip ocak içi temizlenmeli yoksa hem fındığın verimini hem de nemlenerek kalitesini düşürür.

Ayrıca fındık bahçeleri yağışlı alanlar olduğu için doğal olarak sürekli ot üretirler bunun da yılda en az 2 kez tırpan (el ile veya motorlu) temizlenmesi gerekir. Tabi bunlar maddi gider gerektiren işlemlerdir. Fiziksel gücünüz ve zamanınız varsa kendiniz yaparsınız ya da ücret karşılığı yaptırırsınız. Ayrıca fındığın toplanması, bir harman yeri bulunarak harmanda korunarak kurutulması ve ayıklanma işlemi elle çok uzun ve yorucu olduğu için “Patos” denilen makine ile ücret karşılığı ayıklanması, yeniden son kurutma işlemi ve üretim miktarına göre çuvallanması, depolanması hep maddi gider olarak yapılan işlemlerdir. Tabi fındığın satılması karşılığında bu masrafınızı karşılamanız, yeniden üretim için kollarınızı sıvamanız için bir gerekçe olur. Aksi halde…

Evet, bir fındık bahçesi sahibi olarak yeniden Fındık toplama sezonunun geldiğinin farkındaydım ve bu işlemler için de çözüm üretmeliydim. Toplayacak insanları bulmak için tanıdıklarla görüştüm. 10 kişi yemek dahil 85 lira olan 2018 yılı için belirlenmiş fiyatla toplama tarihinde anlaştım. Başka bir yerle iletişimsizlikten kaynaklı boşa çıkan işçiler, şansımın yardımı ile bahçeme gelmiş oldular. Yoksa sadece “bir gün” için toplama sezonu içinde eleman sağlamak gerçekten olanaksız. Bir kişi toplamaya gelen işçilerin yöneticisi konumunda olduğu için çift ücret alıyor ama toplamıyor. Nasıl bir iş ise! Tabi kendi yardımımı saymıyorum. Amacım işin bir an önce bir günde bitmesi. Öncelikle fındık bahçesinin toplama esnasında tabanının otlardan arındırılmış olması gerekli. Çalışan işçiler rahatsız olmadığı gibi  yere düşen fındık da kaybolmuyor.

Tabi bu fındık toplama tarihi de biraz ilginç oluyor. Fındık daha tam olmadan hemen toplanmaya başlıyor. Birileri başladığında siz de başlamalısınız yoksa fındığınız çalınmaya uygun konuma geliyor…  Fındık bahçesini tırpanladıktan 3 gün sonra işçileri aracımla gidip sabah 07.00 da evlerinden aldım. İşçiler bahçeyi, içlerinde ilk kez fındık toplamaya başlayanlar da olmak üzere, çok sağlıklı olmayan bir toplama yöntemi ile aşırı sıcak, nem ve toza rağmen kalabalık da olmalarının katkısı ile saat 08.00 başlayıp, aynı gün toplayıp bitirdiler. (Fındığa zarar veren toplamada, gelecek dönem o dallardan fındık verimi alamazsınız.) Yine onları aracımla evlerine akşam 19.00 olan iş bitimi sonrası toplam 850 liralarını da vererek bıraktım.

Uygun aracınız yoksa, taşıma işlemi için de ayrıca para verip araç tutmalısınız. Ayrıca  yiyecek ve içeceklerine mutlaka katkıda da bulunmam gerekti…  ( Bahçeyi tırpanlayıp işçilerin gelişini beklerken yaşadığım ilginç bir olayı da aktarayım.

Bankada yüzbin liram olduğunu varsayıp oturduğum yerde, klimanın altında serinleyip sıcak çayımı yudumlarken doların küçük bir hareketine al sat yaptım ve 10 dakika içinde 1200 lira getiri sağladım. Hiç yorulmadan. Diğer yanda ise 10 işçi sabahtan akşama kadar yemekleri de içinde olmak üzere 850 lira için terin suyun içinde binbir zahmetle çalıştılar!!!)  

Toplanan fındık için bahçede harman oluşturdum çalınması büyük sorundu. Son iki yıl topladığım fındığım çalınmıştı. Bu sefer kimseye emanet etmeden kendim, başında durarak korumalıydım. Gece çalınma için çok uygundu. Geçen yıl fındığımı çalan hırsızın bana” fındığını şurada sakla” demesi de ayrı bir incelikti… Hala unutamıyorum.

İşçileri bırakıp fındık bahçeme döndüğümde fındıklar çalınmamış yerinde duruyordu. Toplam 4 gece harmanda kaldım. Bu süre içinde gündüzleri harmanı terk etmeme rağmen, gündüzden fındığım çalınmamıştı. Hırsızların kıyak geçtiğine eminim. Benim asıl korkum gece çalınması idi. Gece Ay da olmayınca zifiri karanlıkta harmanı görmek zordu. Şansıma Mars  gezegeni 15 yılda bir en yakın konuma geldiğinden ve Venüs gezegeni de dahil birkaç diğer gezegenle yaydıkları ışıkla biraz aydınlık sağlıyorlardı. Arabayı harmanı görebileceğim en uygun konuma getirerek içinde sabahlamaya başladım. Fındığımın patos için gerekli olan kuruluğundan emin olunca beşinci gün topladım. Aracıma yerleştirdim. Tek başıma olunca bu işi gece 22.00 de ancak bitirebildim. Havanın aşırı sıcaklığını da hesaplayınca ben de bittim… Biraz dinlendikten sonra yola çıktım ve büyük şans, patos makinesini bir harmanda gördüm, kendi işleri bitince rica ettim ve fındığımı da gece saat 24.00 gibi makineden geçirerek,  bir gün sonra yeniden köylerde makine arama derdinden kurtulmuş oldum. Fındığımı çuvallara doldurdum ve 3 gün de ayıklanmış olarak kafama göre aracımla gezerek bulduğum boş arazilerde sabahtan güneşe sererek, ara sıra karıştırarak akşam toplayıp arabaya koyarak kuruttum. Bu süre zarfında da fındık harmanından ayrıldığım zamanlar oldu. Öngöremediğim yiyecek ve içecek gereksinmemi karşılamak için bu gerekiyordu. Fındığım bu süre zarfında da çalınmamıştı. Sonuçta fındığı çuvala koyup biraz dağıtmak geri kalanını da satmak için uygun hale getirdim.

Fındık ile yaşadığım bu süreç toplamda 20 günden fazlaydı. Bu arada dünyadan da kopuktum. Eve gelip dinlenmemi de sağladıktan sonra günlük olaylara göz attım. Karşılaştığım manzara inanılmazdı. Dolar aşırı yükselmiş ve varsaydığım 100 bin liramın % 60’ı çalınmıştı. Tabi bu maaşıma da aynı şekilde yansımıştı. Ben fındığı korumaya çalışırken iki ayaklı hırsızlara karşı yapabileceğim bir şey olmadığını da biliyordum. Geçen iki yıl sürecinde en korunaklı yerden çalmaları buna güzel bir örnekti. Henüz satmadığıma göre “çalınmadı!” demem de doğru olmazdı.

Bu yazıyı hazırladığım 21.09 2018 tarihi itibarıyla fındığa, üreticiye destek olarak fındık fiyatlarında  (Fındık çoğunluğu ihraç edilen, stratejik bir ürün olarak geçiyor) hala bir fiyat açıklanmıyor, maliyet artışına ve üretim azlığına rağmen en az 15 lira olarak belirlenmesi istenen taban fiyat resmiyet kazanmıyor ve fiyatlar düşürülüyorsa fındığımın başka türlü çalındığını çok kolay söyleyebilirim.

Zaten benim fındığımı İki ayaklı, karaktersiz, sahtekar hırsızlardan koruma şansım olamaz. Düşünce olarak da olmadı. Peki, insanlara zararı olmasın diye hiçbir gübre, katkı maddesi ve ilaç  vermeyip düşük üretime de razı olarak bin bir emek vererek günün moda tabiri ile gerçekten “Organik” olarak ürettiğim fındığımı kimden korudum ve Gece gündüz başında günlerce her türlü yoksun ortama rağmen sabahladım???

Kimden koruyacağım;  Yıllardır,  Orman Bakanlıklarının marifetmiş gibi, doğal yaşamın gereksinmesi olan meyve ağaçlarını yok sayarak, her yeri karaçam ağacı ile doldurmalarından ve her hamlesi ile doğal yaşamı yok eden insanlardan kaçabilen ve kuytu köşelerde yaşamaya çalışıp yavruları ile aç karnını biraz da fındıkla doyurma çabasında olan dört ayaklı domuzlardan…

Erk Bilginer

Kategoriler

Ekemiş Posta Kutunuzda

Arşivimiz