Dünya Engelliler Gününde Otizmlilerin Sorunlarına Kısa Bir Bakış..


Son yıllarda engellilerimizle ilgili bir takım düzenlemeler yapılıyor olmasına rağmen gelismiş sosyal devletlerin standartları ile kısaylandığında ancak bir arpa boyu yol aldığımızı görüyoruz.

Engellilerle ilgili iyileştirmelerin sadece kaldırımları görme engellilere göre düzenlenmek ya da rampalar yapmaktan ibaret olmadığını, toplumsal duyarlılıkları-mızı artırmak ,iş ve okul sağlamak için de  çalışmamız gerektiğini artık görmeliyiz.
Ne yazık ki Otizmliler için baktığımızda da durum hiç iç açıcı değil.
Geçmişe göre eğitim haklarımız ile ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmakta ama yeterli mi?
Norveç gibi gelişmiş avrupa ülkelerinde; 
*Özel eğitim gunde 8 saatken  bizim ulkemizde ayda 8 saati geçememekte.Bu da çok uzun bir emek ve prosedürlerden sonra gerçekleşebilmektedir.
Otizmlinin eğitim hakkı genelde varlıklıların elde edebildiği bir hak olmaktan ileriye gidemiyor.
* Avrupa’da aile rehberlik birimleri varken ülkemizde aileler yeterli bilgiyi ve destegi alamıyor.
*Avrupalı otizm anneleri psikolojik   destek alırken biz Türk anneleri psikolojik hastalıkların pençesinde ve düzgün çocuk doğuramayan beceriksiz kadın ithamları altında  kıvranmaktayız. Üstelik bu trajediler sanıldığı gibi köylerde ya da mezralarda yaşanmamakta, sözde kültürlü ve varlıklı ailelerde de yaşanmaktadır.
* Avrupalı çocuklar bireysel özel eğitimin yanı sıra seviyelerine göre oluşturulan sınıflarda grup eğitimleri alırken, bizim çocuklarımız seviyelerine bakılmaksızın aynı sınıflara doldurulmakta hatta çoğu zaman bu imkanı bile bulamamaktadırlar.Her ne kadar yasalarımız, yönetmeliklerimiz aksini iddia etse de maalesef gerçek bu….
* Parası olsun olmasın her otizmli annesine eğitim masrafları ile ilişkisiz sırf hayatlarını kolaylaştırmak adına aylık 1.500 dolara yakın parasal yardım yapılırken pek çoğumuz evlerimizden çıkamıyor,bırakın psikolojik,sosyolojik yardımı adeta yaşam savaşı veriyor,evlere mahkum ediliyoruz.
* Avrupada yaşı ne olursa olsun otizm tanısı kesinleşmiş çocuklara malulen emekli maaşı bağlanmaktayken bizde de maaş bağlanmakta. Ama nasıl? Örneğin;18 yaş altı otizmli çocukları için aileye maaş bağlanırkengetirilmiş bazı kurallar var. Suistimalleri önlemek adına kurallar hep omalı. Bunu takdir ediyoruz.Ancak eğer eve giren maaştan ailede fert başına düşen gelir net asgari ücret miktarının 2/3 ünden (yaklaşık 400 TL ‘lik) fazla ise bu maaş da bağlanmamaktadır .Bizim çocuklarımızın ihtiyaçları için bu para neye yeter?
İzlenecek prosedürler bu kadar zor mu olmalı? Memurların bilgisizliğine ya da keyfiyetine mi bırakılmalı? Neden yönetmeliklerimiz daha açık ve okunduğunda herkesce anlaşılır olamamaktadır?
*Avrupada devletin kurumlarında ücretsiz eğitim imkanları sağlanıp çocuklar öğretmen eşliğinde servislerle evlerinden okullara götürülüp getirilmekteyken,çocuk ve ailesine senenin bir ayı tatil yapmaları için maddi destek verilmekte ve yanlarında da bir eğitmen eşlik etmekteyken bizler devlet okullarında özel eğitim formasyonu almamış eğitmenlerle el yordamı ile eğitim almaya çalışmaktayız.70 milyonluk nüfusta işinin ehli eğitmen bulmak bu kadar zor mu olmalı? Nerede plan,program? Üniversitelerden binlerce genç işsiz üreten bölümler yerine bu bölümlerin kontenjanları neden artırılamaz? Bunları öngörmek bu kadar mı zor?
* Nüfusunun %10’u engelli olan 70 milyonluk bir ülkenin neden Engelliler için bir bakanlığı yok? Vergilerini ödeyen bizlerin vergileri ile pekala bir bakanlık bütcesi oluşturulabilir zannımca…
* Gelişmiş Avrupa ülkelerinde kaynaştırma eğitimi için idealize edilmiş sistemler oturtulmuşken ve kaynaştırma eğitimi Anayasal hakkımız olduğu halde kişisel ilişkilerimiz yeterli değilse çoğu zaman okullardan uzaklaştırılarak sıradan çocuk ,aile ve öğretmenlerin ayaklarına bağ olmaktan başka işe yaramayan eğitim alma çabamızdan menediliyoruz.
*Sıradan aileler gibi otizmli aileleri de vergilerini ödemekte fakat aynı eğitim ve yaşam hakkına sahip olamamaktadırlar.Yanılıp da çocuğunuzla sosyal ortamlarda iseniz ve çocuğunuz bir taşkınlık yapmışsa ‘’Delini neden evde tutmuyorsun?’’ sözlerine maruz kalmaktayız. Toplumsal bilinç yaratmak bu kadar mı zor? Neden birlikte mücadele edemiyoruz?

Yukarıdaki satırlarımı okuyan bazı aileleri duyar gibiyim.’’Bizler bile bu imkanlara sahip değilken yapılan düzenlemelere şükredin.En azından devletimiz sizi düşünüp ,iyileştirmelerde bulunuyor.’’

Sadece mavi kapak biriktirerek vicdanlarımızı rahatlatıp,keyfimize bakamayız,mavi kapakların çözemediği sorunlarımız da var.Sokaklarımızdaki engelleri kaldırsak da yüreklerimizdeki,aklımızdaki engelleri kaldırmadan gelişmiş bir toplum olamayız.
Hepimizin unutmaması gereken bir şey var:
Ülkeler güçlü,zengin ve sağlıklı bireylerin ihtiyaçlarına göre değil en zayıf bireylerinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir.En azından insanlık ya da Müslümanlık bunu gerektiririr.
Hepimiz günün birinde  bir engelli adayı ya da engelli yakını olabiliriz!
Serpilgül Vural
 
 

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial

Takip Ediniz