Otizmlilerin Nöronları, Gözlere Değil, Ağızlara Karşı Daha Hassas Çıktı.

human-brain-light-shine-grey-SSNew York Cedars – Sinai Tıp Merkezi araştırmacılarının yaptığı araştırmanın Journal Neuron dergisinde yayınlanan verilerine göre, beynin Amigdala bölgesindeki nöronlar, otizmlilerde  farklı gelişiyor.

Cedars – Sinai Nörofizyoloji bölümünden Ueli Rutishauser ;

” Amigdala, yüz tanıma ve duyguların işlenmesi için önemli bir bölgedir ve öteden beri otizmli bireylerde bu alanın fonksiyon bozukluğu gösterdiği düşünülür. Fakat ilk kez bu yapı içindeki single nöronlar analiz edildi ve kaydedildi. ” diyor.

Çalışmaya katılan otizmli olmayan ve yüksek fonksiyonlu otizmli bireylerin, mutluluk ve korku ifade eden fotoğrafları izlemesi sağlanarak bu esnada beynin ateşleme sistemi aktivitesi kaydedilmiş. Aynı zamanda bireylerin fotoğrafları görünce hissettikleri duyguları rapor etmeleri de kendilerinden istenmiş.

Araştırmacılar, daha sonra, normal gelişim gösterdiği kabul edilen bireylerle otizmlilerin kayıtlarını karşılaştırmışlar ve Otizmli bireylerde bir tip nöronun anormal bir yapı gösterdiği keşfedilmiş.

Rutishauser;

” Duygusal bellek için önemi bilinen Amigdalada, kişi bütün bir yüze baktığı zaman, belirli nöronlar ateşleniyor. Otizmli iki hastada, “tam yüze bakıldığında  ” nöronlar genellikle tam yanıt verdi.

Ancak resimlerin ağız ve göz kısımları gösterildiğinde nöronlar ağız resimlerine karşı daha aktifti.

Otizm spektrum bozukluğu olan hastalarda, bu nöronların bir alt popülasyonu, ağız kısmına anormal duyarlılık gösterdi. ”  diyor .

Caltech’te nöroloji ve psikoloji profesörü  Ralph Adolphs;

“Nöronların bu kısmındaki değişikliklere genetik mutasyonlar mı yol açıyor? Amigdaladaki anormallikler, aslında hücre menşeili mi yoksa beynin bir başka alanındaki işlemleme sorunundan mı kaynaklanıyor, tam olarak bilinemiyor. Henüz bu konuda cevaplanması gereken birçok soru var. Ancak bu çalışmanın otizmin belirli bir alanındaki olayları anlamamıza yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu araştırma, otizm belirtileri altında yatan mekanizmaları anlamak için yeni anlayışlar sunuyor ve ileri çalışmalar için bize kapı açıyor. ” demekte.

Serpilgül Vural

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*