Sindirim Sistemi Problemleri Bizi Nasıl Hasta Eder ?

kar25c425b1nda25c5259fi25c5259flik1Bazı vitaminler insan vücudunda özellikle yararlı bakteriler tarafından üretilirler. Trilyonlarca mikrop bağırsaklarımızda (yaklaşık 2kg bakteri) yaşamaktadırlar. (ağızdan bağırsağa tüm sindirim sisteminde, cilt, kulak, burun, boğaz vs.) Bunlar bizim trilyonlarca askerimizdir. Vücudu zararlı patojenlerden korurlar.

Sindirimin ağızda başladığı unutulmamalıdır. Bu nedenle yiyeceklerin sindirim sisteminde iyi sindirilebilmesi için öncelikle iyi çiğnenmesi gereklidir.

  • Önce tükrük salgısı karbonhidratları (tahıl vb ) glikoza çevirir.
  • Proteinler midede sindirilmeye başlanır.
  • Mide asidi bazı bakterileri öldürür.
  • Safra kesesi ince bağırsağa safra salar.
  • Pankreas duedonuma (ince bağırsak) sindirim enzimleri salgılar
  • Duedonumda karbonhidrat, protein ve yağlar sindirilir.
  • İleumda (ince barsağın son bölümü) karbonhidratlar glukoz olarak, proteinler de aminoasit olarak kana karışır ve yağlar da yağ asidi olarak sindirilirler.
  • Sindirilmeyen gıdalar ve vücudun kullanmadığı yiyecek atıkları kalın bağırsağa gelir. Burada fazla sular vücuda emilir.(Vitamin K ve Vitamin B3 barsaktaki yararlı bakteriler tarafından üretilirler)
  • Anüs; kullanılmayan atıklar buradan dışkı olarak dışarı atılır.

Sindirim sisteminde sindirilen proteinler (amino asit olarak) daha sonra vücut tarafından tekrar başka bir tip protein yapımında kullanılırlar. Bizim DNA’larımızın  bize verdiği talimatlara göre aminoasitler vücudun inşası, tamiri ve yeni enzimler üretmek için kullanılırlar.

Eğer yediğimiz proteinler iyi sindirilemezlerse

  • Çürümüş et olarak kalın bağırsaklarda  sağlık problemlerine yol açarlar.
  • Amino asitler yerine peptid olarak bağırsaklarda yer alırlar ve kana bu şekilde karışırlar. Bu durumda da vücut onları yabancı bir madde olarak görür ve koruma mekanizmasını (antikorları) kullanarak onlara saldırıp imha etmek ister. Bu durum temel olarak bazı yiyeceklere duyarlılık gelişmesine neden olur. Sonuç olarak bağışıklık sistemi hasarı görülebilir. Örn: kazein hassasiyeti gelişebilir. Buğday ürünlerinde bulunan gluten için de benzer bir mekanizma işlemekte ve gluten hassasiyeti gelişebilmektedir.

Proteinin tam sindirilememesi -> daha az aminoasit deposu tüketmek -> daha az enzim üretmek ve buna bağlı olarak yiyecek hassasiyeti -> HASTALIK

Pankreasta salgılanan enzimler güçlü mide asitlerini seyrelterek ince bağırsak duvarına zarar vermesini engellerler. Ancak bu enzimler üretilemez ya da yeterince üretilemezse bağırsak duvarı harap olur. Enzimlerin üretiminde de genetik şifrelerimiz ve mutasyonlarımız rol oynar. Genetik mutasyonlarımızda sorun olmasa bile eğer sindirim sistemi iyi işlemezse aminoasitler düzenli bir şekilde üretilemediğinden enzimlerin üretimi de sekteye uğrayacaktır. Bu da bağırsak duvarlarının harabiyetini artıracaktır. Bu kısır döngü eğer bir yerde uzman bir doktor tarafından reçete edilecek besin destekleri ile kırılamazsa hastalıklar peşi sıra gelecektir.

Son yılarda yapılan bilimsel yayınlarda gözlediğimize göre çağımız hastalıklarının pek çoğunun altında sindirim sistemi sorunları yatmaktadır. Farkedildiğinde de genellikle iş işten geçme noktasına gelmektedir.

Vücudumuzda çok sayıda enzim üretilmektedir. Unutmayalımki bu enzimlerin bir kısmı da beyin fonksiyonlarımızın düzgün işlemesine öncülük etmektedir.

Bu konuya uyan en güzel örnek; saat mekanizmasındaki dişlilerdir. Nasıl saatınızdeki dişlilerden biri durduğunda diğer dişliler de otomatik olarak işlevini yerine getiremiyorsa sağlıklı işlemeyen sindirim de vücudumuzun tepeden tırnağa çalışmasını aksatmakta ve hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.

Serpilgül Vural

2 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*