TÜRKÇE 1

TÜRKÇE; 

İspanyollara göre uzaylılar Türkçe benzeri bir dil konuşuyor. 2010 yılında yayınlanan rapora göre, yüzyıllardır dünyayı UFO’lar aracılığıyla ziyaret eden uzaylılar, güneşten 4,3 ışık yılı uzaklıktaki Alpha Centuari gezegen sistemi kökenliler ve çevredeki gezegenleri kolonileştirmeleriyle biliniyorlar.

Özellikle ABD istihbarat kaynaklarına dayandırılarak hazırlandığı bildirilen İspanyol İstihbarat Örgütü’nün ( CNI ) raporunda, dünyayı ziyaret eden uzaylıların iki cins olduklarından ve bu cinslerden birinin insana çok yakın özellikler taşıdığından söz ediliyor. Bu cinsin çok ileri teknolojiye sahip olduğunun da vurgulandığı raporda, uzaylıların telaffuzu Türkçe‘ye çok benzeyen bir dil kullandıkları da belirtiliyor.

“Tire’de gece bekçiliği yapan Gani Çakır el feneriyle iletişim kurduğu UZAYLILAR tarafından TÜRKÇE anonsla tehdit edildiğini öne sürdü.”

Türkçemiz ile ilgili bu türden haberleri ciddi her türlü medya kanalında okumak olasıdır. Peki bu haber, magazin olabilir mi? Ciddiyet payı nedir birlikte inceleyelim.

Sizce mükemmel dil var mıdır? Varsa dünyanın en mükemmel dili hangisidir?

Dil konusuna girince öncelikle Dil’in tanımını bilmekte yarar var. Konumuz Türkçe olduğuna göre en uygun tanımla Dil; duygu ve düşüncelerimizi SÖZCÜKLERLE anlatma aracıdır. (İşaret dili bizi ilgilendirmiyor.)

Bu tanımdan yola çıkarak dünyada kaç tane dil olduğuna da kısaca değinelim. Net bir sayı yok aslında ve hemen hemen her 20 günde bir, bir dilin yok olduğu ve 2400 civarında dilin de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Tüm dünya çoğunlukla 15 civarında dil ile iletişim kurmakla birlikte, bilinen dil sayısı yaklaşık 7000 civarındadır. Papua Yeni Gine’nin nüfusu yaklaşık olarak 5-6 milyon civarında olup sadece bu küçük ülkede 800 civarında farklı dil konuşulmaktadır. Dil bilimciler mevcut teknoloji ile bu dilleri arşiv olarak ölümsüzleştirme şansına sahip olsa da bu yönde yapılan çalışmalar hakkında henüz yeterli bilgi yoktur.

Dünyada en çok konuşulan dil olarak kabul gören İngilizce bu aralar Çince ile yarışma durumundadır. Ama  asıl sürpriz, zamanında ilk ve geniş bir coğrafyada sömürgecilik yapmış İspanyollara ait dilin nüfus artışı ile yakın bir gelecekte en çok konuşulan dil olacağının ileri sürülmesidir.

Dünya dilleri dil bilimciler tarafından sınıflandırılmış olup bazı diller incelendiğinde bu sınıflandırmanın son derece tartışmalı olduğu ve hatta yeterli bilgi ve çalışmanın olamadığı da görülecektir.

 

Bu sınıflandırmalar,

  1. Yapı bakımından dünya dilleri;

  1. a) 1.Tek Heceli Diller;

Bu dillerde her kelime tek heceden ibarettir. Kelimelerin çekimli şekilleri yoktur, yani daima kök durumundadır. Cümle çekimsiz kelimelerin bir araya gelmesiyle oluşturulur. Cümlenin anlamı genellikle kelimelerin sıralanışından anlaşılır. Konuşmada ise birbirine çok benzeyen kelimeleri ayırt etmek üzere çok zengin bir vurgu sistemi oluşturulmuştur. Çin ve Tibet dilleri bu gruba girer. Bu diller, aynı zamanda, tek seslemli diller (tek heceli diller) arasında yer almaktadır.

Tek Heceli Dillerin Özelliklerini şöyle özetlenelebilir:

*Sözcükler tek heceden oluşur.

*Yapım ve çekim eki yoktur.

*Sözcükler, cümlede kullanıldıkları yere ve başka sözcüklerle ilişkisine göre anlam kazanır; Bir sözcük cümledeki yerine göre pek çok anlam kazanabilir.

*Çok zengin bir vurgu ve tonlama sistemi vardır.

Aynı sözcük yerine göre isim, sıfat, edat veya eylem gibi farklı görevlerde kullanılabilir.

*Çince ile Vietnam dili, bazı Himalaya ve Afrika dilleri ile Avrupa’da Bask dili bu gruba girer.

 

  1. b) 2. Çekimli diller;

Bu dillerde, çekim sırasında ve yeni kelimeler türetilirken kelime kökleri genellikle değişir ve tanınmayacak hale gelir. Ekler kelimenin önüne, ortasına veya sonuna gelebilir. Bazı dillerde ise kelime kökü ile yeni kelime veya kelime çekimi arasında daima açık bir bağ, ilgiyi gösteren bir iz vardır. Kelime kökündeki asıl sesler yeni kelimede veya kelime halinde hep aynı kalırlar. Sami dilleri, Hint-Avrupa dilleri bu gruba girerler.

Çekimli Dillerin Özelliklerini şöyle özetleyelebilir:

*Çekimli dillerde de kök ve ek kavramları vardır.

*Ön-ek, iç-ek, son-ek kavramları vardır; ekler sözcülerin önüne, ortasına veya sonuna gelebilir,

*Bu dillerde kökler ünsüzlerden oluşur ve çekim sırasında görülen değişikliklerle yeni sözcükler ortaya çıkar.

*Yeni sözcükler türetilirken veya çekim yapılırken sözcük kökünde değişiklikler olur ve bazen kök tanınmayacak hale gelir.

*Hint – Avrupa dilleri (Almanca, Fransızca, Farsça, Hintçe) ile Arapça çekimli diller grubuna girer.

  1. c) 3. Eklemeli diller (Konumuz Türkçe’nin dil grubu)

Bu dillerde isim ve fiil çekimleri ile yeni kelimelerin teşkilinde kök   değişmez. Kökün sonuna birtakım ekler getirilerek kelime yapımı veya çekimi gerçekleştirilir. Ural-Altay dilleri bu gruba girer. Türkçemiz sondan eklemeli bir dildir: göz-le-m-ci    gel-ecek-ler-miş

Eklemeli Dillerin Özelliklerini şöyle özetleyebiliriz:

*Köklere yapım ekleri ve çekim ekleri eklenir.

*Köke getirilen yapım ekleri ile yeni sözcükler türetilir.

*Yeni sözcükler türetilirken kök değişmez.

*Köklerin önüne veya sonuna birtakım ekler getirilerek sözcük yapımı veya çekimi gerçekleştirilir.

*Türkçe, Moğolca, Mançuca, Tunguzca, Macarca, Fince bu gruba girer.

*Türkçemiz bu grubun en belirgin örneğidir ve sondan eklemeli bir dildir: kitap-lık, sev-gi, insan-lar…

2- Köken bakımından da dünya dilleri aşağıdaki gibi tasnif edilmiştir.

a-) Hami-sami dil ailesi

b-) Hint-Avrupa dil ailesi

c-) Çin- Tibet dil ailesi

d-) Bantu dil ailesi (Afrika dil grubudur)

e-) Ural-Altay dil ailesi ( Bu grubun Ural grubunda Fince , Macarca, Estonca dilleri vardır. Altay Grubunda ise dilimiz Türkçe, Moğolca, Maçuca, Tunguzca, Japonca ve Korece vardır.

Ural-Altay dilleri, adından da anlaşılacağı gibi Ural ve Altay olmak üzere iki kola ayrılır, dillerin akrabalığı bugün için aşağıdaki benzerliklere dayanmaktadır:

*Her ikisi de eklemeli dildir. Yani her iki kolda da sözcük yapısı aynıdır.

*Bu dillerin tümce yapıları da birbirinin aynıdır.

*Bu dillerde ünlü uyumu da ortak özellik olarak kendini gösterir.

*Rasanen’e göre, ünlü bolluğu ve ünsüz seyrekliğiyle sözcük başında ünsüz yığılışmasının bulunmaması da Ural-Altay dillerinin ortak özelliğidir.

*Ural-Altay dillerinde bazı eklerin hem eylemlerde çekim eki hem de sözcük türetmede yapım eki gibi kullanılması da önemli bir benzerliktir.

*Bu diller arasında sözcük benzerliklerine ve eşliklerine de rastlanmaktadır:

Konumuz olan Türkçe yapı olarak eklemeli dil ailesinde kökün değişmediği dikkate değer bir yapı sergilemektedir. Dikkate değer olması yapısı ile ilgilidir. Değişmez bir kök ve kurallara bağlı olarak eklenen eklerle her türlü ifade elde edilebilmektedir. Zaten tüm incelik de buradadır. Bu dil diğer diller (İngilizce vb) gibi uydurulmuş olamaz. Bu dil mantıklı ve tasarlanıp   üretilmiş bir dildir.

Dil Bilimcilerin diller hakkındaki çoğu açıklaması tutarsızlıklarla dolu olup İncelediğiniz zaman çoğunlukla kolaycılığa kaçıp kopyala yapıştır açıklamalardır. Konu bir kişinin araştırıp sonuca ulaşamayacağı kadar geniş ve karmaşıktır. Türkçeyi tanımak için diğer dilleri de bilmek gerekir ki mükemmelliği anlaşılabilsin. Ancak Kültür Emperyalizmi hiçbir özelliği, kuralı olmayan tamamen gereksinmelerle oluşturulan ve farklı coğrafyalarda farklı değişimlere uğrayan ve aralarında tutarlılığı da bulunmayan dilleri ( İngilizce gibi) önemsenen dil haline getirmiştir.Dil Konusunda genetikle ilgili etkilerin bulunmuş olması da çok önemlidir.

Bundan sonraki yazımızda TÜRKÇE’nin özellikleri, neden gelişemediği ve Uzaylılarla olan bağlantısının ne olabileceği konusunda değerlendirmelerimiz olacak. Takip eden Yazının başlığı aşağıda ifade edilmiştir.

“Başka sese uymaz annenin sesi, her sözün ararsan vardır Türkçesi.” (Ziya Gökalp)…

Erk Bilginer

1 Comment

  1. […] “Türk dilinin kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğe kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın dikkatli, alâkalı olmasını isteriz. Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini ve yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” […]

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*